Cumhur İttifakı Darbe Hükûmeti’nin, Türkiye Cumhuriyeti gençliğine karşı dört koldan giriştiği topyekûn mücadele artık inkarı mümkün olmayacak boyutlara ulaştı. Kamu hafızasını diri tutmak ve tarihe kayıt düşmek adına bu kapsamda yaptıklarını listelemeyi gerekli görüyorum.
Bu harekat kapsamına hükûmetin şu hamleleri dâhil edilebilir:
- Gençliğe gözdağı verebilmek adına yargıyı siyasallaştırmaları
- Gençliği esir alabilmek adına, afla on binlerce suçluyu salıp cezaevlerinde yer açmaları
- Cezasızlık iklimi oluşturarak suçu ve çeteleşmeyi teşvik etmeleri
- Yabancı suç şebekelerini çifter oturum izinleriyle âdeta ülkeye davet etmeleri
- Vize alım mekanizmalarının işlemez hâle getirilmesine göz yumup harçları yükselterek yurt dışına turistik ve iş gezilerini zorlaştırmaları
- Nüfus artarken yurt dışına iş yapmayı zorlaştırarak istihdam alanlarını daraltmaları
- Emekçilerin emekli olmasını, gençlerin iş bulmasını zorlaştırmaları
- Yoksullaşan gençliği suç şebekelerine terk etmeleri
- Yoksullaşan gençliğin sosyalleşme alanlarının tekinsizleşmesine ve talanına rezidans ve AVM’ler lehine göz yummaları
- Yoksullaşan gençliğin sosyalleşmesine olanak tanıyan ücretsiz etkinliklere ve çorba dağıtımlarına karşı soruşturmalar başlatmaları
- Sosyal etkinlikleri yasaklamaları
- Baronlara dokunmayan sözde uyuşturucu soruşturmalarıyla medya kişiliklerini baskı altına almaları
- Kardeş katlinin vacip olabildiği bir aile ve toplum yapısını yıllarca yücelttikten sonra gerçekleşen şiddet eylemlerini bahane edip gençliğin kalan, sanal sosyalleşme ortamlarını da yasaklamaya girişmeleri
- Gençliğin tıbbi tedaviye erişimini engelleyerek intihara yönlendiren politikalar uygulamaya başlamaları
- MESEM’lerle gençliğin emeğinin sömürülmesini, cinsel istismarlarını ve kıyımını kurumsallaştırmaları
Benim gözümden kaçıp da aklınıza gelen diğer maddeleri yorumlarda belirtebilirseniz sevinirim.


Bu adamlar için para ve güç inandıkları Allah’tan daha değerli bir şey. Eğer ki olası bir seçimde kaybederseler gücü bırakmamak için her şeyi yapacaklar.
Darbeci olduklarını bizzat tescillemiş olurlar. Ordu bunu yapanların arkasında duramaz.
Darbeci olduklarını tescillemelerinin pek bir etki yaratacağını düşünmüyorum. Keza bu herifler Öcalan ile kol kola olmalarına rağmen halktan ses çıkmıyor. Ergenekon-Balyoz olayları da ordunun tabutuna çakılan çiviler oldu. Ve Türk milleti, Mondros’tan sonra yine tek başına kaldı.
Ayrıca toplumun yaşanan olaylara karşı kayıtsız kalmasınının toplumun bilinçsiz olmasından kaynaklanması benim gözümde en iyi ihtimal. Eskiden AKP tabanının farkındalık sahibi olmayan bir avuç saldırgan radikalden oluştuğunu düşünürdüm. Fakat bu kitlenin önemli bir kısmı, vizyonlu olsun ya da olmasın, AKP’den çeşitli çıkarlara sahip. Bu yüzden Tayyip ve AKP projesinin memlekete verdiği zararlar karşısında göz kapamayı tercih ediyorlar. Bu, sadece AKP tabanı ile de sınırlı kalmıyor. Köylü kurnazlığı birkaç on yıldır moda bu topraklarda.