Yeni düzenleme BTK’nın yetkilerini Siber Güvenlik Başkanlığına (SGB) devretmekle kalmayıp bu yeni kuruma içeriği ve sınırları belirsiz, yeni müdahale yetkileri veriyor:

1. Sınırı Belirsiz “Tedbir” Yetkisi ve Dijital Olağanüstü Hâl

SGB; güvenlik ve istihbarat kurumlarının talebi üzerine veya resen, “alınması gereken tedbirleri” belirleme yetkisine sahip olacak. Türü ve sınırları tamamen SGB’nin takdirine bırakılan, açık uçlu “tedbir” yetkisiyle bir dijital olağanüstü hâl daimi kılınacak.

2. “Önce Uygula, Sonra Sorgula” Anlayışı ve İki Saat Dayatması

SGB, mahkemeleri bypass edip karar verebilecek ve bu kararın gereğinin iki saat içinde yerine getirilmesini sağlarken, teknoloji şirketlerini de yargısız infaz niteliğindeki kararların otomatik uygulayıcılarına dönüştürecek.

3. Sansürün Altyapıya Taşınması ve Aşırı Engelleme Tehlikesi

SGB, kararlarını yalnızca erişim sağlayıcılara değil; doğrudan elektronik haberleşme işletmecilerine, içerik ve yer sağlayıcılara ve veri merkezlerine bildirebilecek. Bir veri merkezine artık doğrudan yapılabilecek müdahalelerle, aynı altyapıyı kullanan binlerce ilgisiz web sitesi ve hizmeti aynı anda erişilemez kılınabilecek.

4. Görünmez Sansürün Zemini Değişiyor: Bant Daraltmanın Yasal Dayanağının İlgası ve Şeffaflık Krizinin Derinleşmesi

Kullanıcının karşısına bir yasal uyarı ekranının çıkmadığı dolayısıyla sansürün siyasi maliyetinin devletin üzerinden alınarak “yetersiz hizmet sunan” operatöre yıkıldığı, görünmez sansür uygulaması genişletilecek. Haklarımız lehine cılız da olsa bir içtihat ve denetim zemini oluşturan bir fıkraya dayandırılan bant daraltma kararları; sulh ceza hâkimliği onay zincirinden ve idari mahkemenin “Gerekçesiz gizlilik olmaz” tespitiyle paralel olarak AYM’nin verdiği hak ihlali kararlarının sonuçlarından kaçırılarak hukuka aykırılıkların yargı önünde tartışılması olanaksızlaştırılacak.

Getirilen olağanüstü yetkilerin, bir piyasa düzenleyicisi olan BTK’den alınıp doğasında gizlilik refleksi bulunan güvenlik ve istihbarat mimarisiyle bütünleşmiş SGB’ye doğrudan devredilmesi, müdahalelerdeki şeffaflığı ve yargı denetim yollarını ortadan kaldıracak. Böylece türü ve sınırı tanımsızlaştırılan sayısız müdahale biçimi, gerekçelendirilmeksizin olanaklı kılınmak suretiyle tartışılması güçleşen bir belirsizliğe dönüştürülecek ve içeriğini bizzat idarenin dolduracağı sınırsız bir çerçeve konulmuş olacak. Kısacası hem kararı veren hem de o kararın niteliğini ve gerekçesini gizleme kudretini tek elde toplayan bir “kara kutu” oluşturulacak.

5. Sosyal Ağların ve Oyun Platformlarının Güvenlik Kıskacına Alınması

Sosyal ağ ve oyun platformları da bu teklifle doğrudan SGB’nin denetimine girecek. Sosyal ağlar ve devlet arasındaki ilişki tamamen iktidar partisinin “güvenlik” tanımına endeksli bir emir-komuta ilişkisine dönüştürülecek.

6. Genişletilen Trafik Verileri ve Dijital Panoptikon Altyapısı

Yalnızca kimin hangi hesabı kullandığını değil, kullanıcının hangi dijital hizmetlerle nasıl bağlantı kurduğunu da izlemeye elverişli tam teşekküllü bir dijital panoptikon altyapısı oluşturulacak.

7. Cezalandırıcı İdari Para Cezaları ve Teminatsız Dava Ayrıcalığı

SGB tarafından açılacak davalarda teminat şartının kaldırılması idare ile muhatapları arasındaki usuli denge baştan idare lehine bozulacak. SGB’ye, yükümlülüğünü yerine getirmeyen ilgililere “ihlal teşkil eden eylem başına” ₺20.000’dan ₺100.000’ya kadar idari para cezası kesme yetkisiyle tek bir uyumsuzluk dahi katlanarak büyüyen astronomik cezalara dönüştürülecek. İşletmecileri ve platformları, hukukiliğini sorgulama imkânı bulamadıkları kararlara peşinen boyun eğmeye iten bir baskı mekanizması oluşturulacak.

8. Yargısal Denetimin Fiili Devreye Girmemesi ve Tek Elde Toplanan Sansür Mekanizması

İşletmecilerin 2 saat içinde uygulamakla yükümlü olduğu tedbir ancak 24 saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulacak ve karar 72 saat içinde açıklanacak. Yani yargı denetimi, ifade ve haberleşme özgürlüğüne müdahale yapıldıktan ve telafisi güç zararlar doğduktan ancak günler sonra devreye sokulabilecek.

Bu durumun; hükümetin karşısına konumlandığı sivil toplumun ve mağdurların başvurabileceği hukuki yollar açısından yıkıcı sonuçları olacak. Müdahalenin saatler içinde amacına ulaştığı bir durumda, hâkimin gecikmeli kararı anlamını tamamen yitirecek. Peşine düşülebilecek, iptali istenebilecek veya gerekçesi sorgulanabilecek bir yargı kararı dahi bulunmadığında, var olduğu bilinmesine rağmen idarenin gizlediği kararları bilgi edinme başvuruları ve idari davalar yoluyla görünür kılma stratejisi üzerine kurulu olan sivil toplum mücadeleleri de ortadan kaldırılmış olacak.

İFÖD’ün Karar Alıcılara ve TBMM’ye Çağrısı

  • SGB’ye verilmek istenen resen müdahale yetkisi derhâl tekliften çıkarılmalıdır.
  • Kanun metnindeki “tedbir” kavramının sınırları açık ve dar bir biçimde tanımlanmalıdır.
  • Bant daraltmanın tek açık yasal dayanağı olan fıkranın ilgası geri çekilmeli; kararların ve gerekçelerinin kamuoyuna açıklanmasını ve yargı kararlarının uygulanmasını güvence altına alan açık ve dar tanımlı bir yasal çerçeve korunmalıdır.
  • Oyun ve sosyal ağ platformlarına ilişkin bilgi talepleri kanunla sınırlandırılmalı ve trafik verilerinin kapsamı kesinlikle genişletilmemelidir.
  • “Eylem başına” idari para cezası rejimi ve idare lehine tanınan teminat muafiyeti gibi usuli ayrıcalıklar, orantılılık ilkesi ışığında yeniden düzenlenmelidir.
  • Müdahaleler, “önce uygula sonra sorgula” mantığıyla değil, uygulanmadan önce bağımsız ve etkili bir yargı denetimine tabi tutulmalıdır.
  • Her tedbir, müdahalenin süresinden bağımsız olarak zorunlu ve etkili bir yargısal onaya bağlanmalı; kısa süreli uygulamaların, müdahale sona erdiği gerekçesiyle denetim dışında kalması kesin biçimde önlenmelidir.
  • yenisakinOP
    link
    fedilink
    arrow-up
    2
    ·
    3 days ago

    Anayasanın 22’nci maddesinde sayılan sebeplerden biri veya birkaçına bağlı olarak, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Siber Güvenlik Başkanlığının, güvenlik ve istihbarat kurumlarının talebi üzerine veya resen alınması gereken tedbirleri belirleyebilmesi

    Muhtemelen