Belki PKK, devlet korkusunu ortadan kaldırdı ama onun yerine kendi korkusunu koydu. Oysa Kürtlerin en fazla korkusuzca yaşamaya ve özgürce karar vermeye ihtiyaçları vardır.

Yahya Munis

“Ben (bir Kürt olarak) küçüklüğümden beri, bir polisin ya da askerin düğmesini koparmanın suçu idamdır korkutmalarıyla büyüdüm. PKK ise değil düğme koparmak, askerleri ve polisleri öldürdü. Bu bizlerin korku dolu bilinçlerini alt üst etti. (adeta; mazlum Kürt milleti sualsiz ve sorgusuz PKK’nin kucağına oturdu.) Çok açık söylüyorum, ben PKK’lı değilim ve bu öldürmeleri de hiçbir zaman onaylamadım. Ama olup bitenler karşısında, demek ki polis de asker de öldürülebilirmiş diye düşündüm. İçinde biriken öfkeyi bilince dönüştüremeyen kimi Kürtler PKK’yı intikamlarını alan bir güç olarak gördüler. PKK’nın can kırımlarından ötürü belki birilerinin yüreği soğuyor ama - bana göre – PKK’nın yaptıkları Kürt halkına yarar sağlamıyor. Örgüt sadece bana zarar verene zarar veriyor çünkü. Benim kaybettiklerimi bana geri vermiyor ki. Belki PKK, devlet korkusunu ortadan kaldırdı ama onun yerine kendi korkusunu koydu. Oysa Kürtlerin en fazla korkusuzca yaşamaya ve özgürce karar vermeye ihtiyaçları vardır.”